Image Hosted by ImageShack.us

Mutlu Olmak

En Güzel Tariflerle Sizlerle

23/3/2007

Fırın Izgaraları Temizlenmiyorsa

 

Yettim Gari fırınlarınız tertemiz

 

Özellikle fırında et kızarttığınız zaman, ızgaralar çok kirlenir. Yıkarken de, ızgaraları temizlemek biraz zor gelebilir. Fakat ızgaraları ıslatıp, ponza taşıyla ovarsanız tüm yağların ve lekelerin çıktığını, ızgaranın pırıl pırıl olduğunu göreceksiniz.

 

YAĞ LEKESI (belki fırın içinde kullanılabilir bir denemek lazım,)

Sıçrayan yağlar:

Kızartma yaparken ne kadar dikkat etsek de tamamen engelleyemeyiz. Bunları temizlemek için en etkili temizleyici ispirtodur.

 

ZEYTiNYAGI LEKESi ni elbiseden çıkartmak için sakın su ya da kolonya kullanmayın. Hemen bir lokma ekmek içini yuvarlayıp lekenin üstünde gezdirin. Çıkacaktır .

Tahta Kaşıklar

Mutfakta kullanılan tahta kaşıklar renklerini çabucak kaybeder, kahverengine dönüşürler. Bunu bir dereceye kadar önlemek istiyorsanız, tahta kaşıkları, kullanmadan önce duru suda iyice ıslatıp kullanırsanız daha iyi netice alırsınız.

 

Çatal Bıçaklarınız Kararıyorsa

Bulaşık makinesi çatal, bıçaklarınızı karartıyorsa, bunu önlemenin kolayı var. Bulaşık makinesinin deterjan gözüne ayda bir kere olmak üzere çamaşır suyu koyun. Böylece çatal ve bıçaklarınızın kararmasını engellediğiniz gibi onları parlatmış da olursunuz.

Blendırı Temizlerken

Mutfakların vazgeçilmez yardımcılarından blendırları temizlemek epey yorucudur. Fakat, pratik bir yolla blendırı çok kolay temizleyebilirsiniz. Bunun için, blendırın yarısına kadar, ılık su doldurun ve çalıştırın, içindeki tüm lekelerin çıktığını göreceksiniz.

 

Muşambaya Salça Damlarsa

Mutfağınızda yerde veya masanızın üzerine serili muşambaların üzerine salça damladıysa, çok kolay bir yöntemle bu lekeden kurtulabilirsiniz. Bir miktar asetonu bir bezin üzerine döküp, muşambalarınızı bununla silin. Muşambalarınızın üzerindeki leke yok olacaktır.

 

 

kaynak:www.yemekport.com - sufizmveinsan.com

23/3/2007

Ev ve mutfakla ilgili püf noktalarımız

Teşekkürler teşekkürler

 

vallahi uzun zaman dan beri yorum almamıştım yorumları görünce çok sevindim. Şimdi derhal yeni bilgiler peşindeyim, ben sizler için varım. :)

 

Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları için; yemek yapmadan öne fırının ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş tava koyun. fırınınızı bir kaç dakika ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.

 

Gömlek yakalarındaki kirleri, gidermek için; gömleği makinaya atmadan önce yakasına beyaz sabun sürün 15 dakika bekletin.

 

Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve  haşlarken  içine biraz karbonat ilave edin.

 

Çikolata sosu hazırlarken içine biraz kahve koyarsanız tadı çok daha  değişik olur.

 

soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize sinmediğini göreceksiniz.

 

Etleri limon suyu ile pişirirseniz hem çabuk pişer hem de lezzetli olur.

 

Mantar sotelerken tencerenin kapağı açık olursa hem suyunu vermez, biraz da limon sıkarsanız  kararmasını önler.

 

Pastaların daha gevrak olması için hamırun içersine 1 çay kaşığı tuz atın.(tatlı- tuzlu fark etmez.)

 

Patates pişerken içine bir kaşık  sirke koyarsanız  hem rengi sarı kalır hemde daha lezzetli olur.

 

kaynak: www.sevginehri.net

 

 

 

 

 

 

 

 

22/3/2007

Püf noktalar

Sebze ve meyveleri nasıl yemeli

 

Kabuklu sebze ve meyvelerin vitaminlerinin en çok kabuklarında olduğunu çoğu kez duymuşsunuzdur. Güneşi en fazla alan yeri en vitaminli yeridir. Kabuktan iç tarafa gidildikçe vitamin oranı düşer. Bu nedenle sebze ve meyveleri mümkünse soymadan veya en azından çok ince soyarak kullanın. Yeşil yapraklı sebzelerde de bu durumu göz önüne alarak, en dıştaki yaprakları kullanmaya gayret gösterin.

 

Sebze ve meyvelerinizi yıkamadan kullanmayın. Onları mikrop ve pisliklerden bol suyla arındırın. Ancak çok uzun süre suda bekleyen sebze ve meyvelerin vitaminlerinin de suya geçeceğini unutmayın.

 

Yeşil sebzelerinizi önce yıkayın, sonra doğrayın. Böylece vitamin kaybını asgariye indirmiş olursunuz. Bıçak kullanmayarak vitamin kaybını daha da düşürmek mümkündür.

 

Kaynağımız: www.ulker.com.tr

22/3/2007

Taze mi? Bayat mı?

İşte bazı gıdaların taze olup olmadıklarını anlamak için birkaç püf noktası:


Dana eti alırken yağına bakmak lazım. Yağı hem beyaz olmalı hem de dokununca sımsıkı olduğu hissedilmeli. Dana ne kadar yaşlanmışsa, yağının rengi de o kadar sararır.

 

Alırken en çok dikkat etmemiz gereken gıda mantardır. Bilmediğiniz yerlerden, özellikle seyyar satıcılardan kesinlikle mantar almayınız. Bildiğiniz ve güvendiğiniz yerlerden alırken de dikkatli olmayı yine unutmayın. Mantarın lekesiz olanı makbuldür. Renginin de beyaza yakın ya da hafif bej olanını tercih edin.

 

Brokoli çok dayanıklı bir sebze değildir. Alırken lekesiz, canlı ve yeşil olanını seçin ve kısa zamanda tüketin.

 

Taze fasulye alırken fasulyelerden bir tanesini kırmadan almayın. ‘Çat’ diye kırılmıyor, esniyorsa almaktan vazgeçin. Aynı şey enginar için de geçerlidir. Enginarın da taç yaprağını kırmayı deneyin.

 

Balığın tazeliğini kontrol etmek için ise, gözlerine ve yüzgeçlerine bakmak lazım. Gözleri parlak, yüzgeçleri koyu kırmızı ve pulları gevşek olmalıdır.

 

Bu bilgileri:www.ulker.com.tr aldım.

Friendster images


Cursors

Free Web Page Counters

<% email %>

mnilay66@gmail.com